Duygumun adı mutluluk... Mutluluktan adeta uçuyorum. Ve yine o ses... Beni, olmam gereken dünyadan ayıran, yeniden gerçeğe

uyandıran o ses... “Kalk artık, geç kalacaksın okuluna” diyor.

“Hem artık sıkılmadın mı elindeki şu kitabı bininci kez

okumaktan?” Kulağımı dolduran bu sesin acısı yüreğime akıyor.

Keşke, uyanmasaydım o güzeller güzeli düşlerimden, dünyamdan...

 

 

 

 

 

Düşler Gerçek Olsa...

 

 

 

 

 

Neslihan Yaşar  – Bütün Dünya

 

 

 

 

 

Ne güzel bir sabah bugün... Güneş daha mı parlak bugün, yoksa ben mi sönüktüm daha önceleri? Cıvıl cıvıl ötüyor kuşlar, içimde de, çevremde de... Dağların yemyeşilliği de daha doyura doyura doluyor ciğerlerime bugün... “Ne güzel bir sabah” demek, ne güzel...

Bugün televizyonun sabah kuşağında, kimse kimsenin özel yaşamının sınırlarını zorlamıyor. “Herkesin özel yaşamı kendine aittir, herkes güzeldir” diyor tüm programlar...

Haber programlarında, Irak’a, Filistin’e, Lübnan’a gül yağmurlarının sağanak sağanak yağdığı haberleri duyuruluyor, birbiri peşi sıra koşuşturan alt yazılarla...

Haberleri sunan gülümsüyor, görüntüler gülümsüyor, dinleyen ben gülümsüyorum.

Her sabah önünden geçtiğim dükkanın 50 yıllık sahibi, asık suratlı Saim Amca, bugün bana kahkahalar atıyor. “Romatizmalarım artık ağrımıyor, neden yok yakınmama” diyor. Belli ki onun ağrılarını bile geçirmiş, günün, insanların, haberlerin ve gülücüklerin sıcaklığı...

Yürüdüğüm her sokak arasında, midesi karnına yapışmış, tüyleri tutam tutam dökülmüş, kuyruğu bir geçici öfkenin kurbanı olmuş ne bir kedi, ne bir köpek var. Belediye bugün onların tümünü toplamış, özel barınaklara yerleştirmiş.

Çocuk bahçesini doldurmuşlar,