|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Geleceğin her yönüyle
aydınlık Türkiye’si onun olaylar ve sorunlar karşısında
aldığı akılcı tavrı egemen kılmakla mümkündür. İthal
formüller yerine kendi şartlarımızın oluşturduğu
çözümleri uygulamaya koymak dünler için olduğu gibi bugün de her vatanseverin
görevidir. Bu nedenle de yalnızca 10
Kasım’larda, 23 Nisan’larda ve 29 Ekim’lerde emanetini
hatırlamakla yetinilmemelidir. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Herşey Türkiye İçin... |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
19 Mayıs 1919’da başlayan
yürüyüş sürüyor. Bu, kurtuluşun,
bağımsızlığın, uygarlığın,
aklın ve bilimin iktidar olması yürüyüşüdür.
Bir milletin uyanışı, var olmasıdır. Kurtuluş Savaşı, bizim onur
savaşımızdır. Emperyalizmi tarih sayfalarından silme
kararını vermiş Türk’ün vatan
kıldığı toprakların üzerinde özgür
yaşamanın 84’üncü yılını kutluyoruz. 10 Kasım’da Gazi Mustafa
Kemal’le bir daha bütünleştik. Yüce ruhunun
önünde bağımsızlığın kadrini
kıymetini bilenlerle kucaklaştık. İnsana insanlığını,
ulusa da ulusallığını öğreten bir dehayı
bilinen ölçülerle ölçmek mümkün
değildir. Benim kuşağım Atatürk’ün rüzgarıyla
büyümüştür. Bir sevgi, bir aşk, bir tutku, bir
kara sevda, bir kurtuluş bayrağı olarak yüreğimize,
aklımıza ve benliğimizin tamamına tahtını
kurmuştur. Gazi, bizim kendi has mayamızdır. Bir
yankı da değildir. Farklı bir rüzgar, farklı bir
rahmettir. 10 Kasım’da yine huzurunda
inancın, idealin ve yurt sevgisinin ışığıyla
aydınlandık. Yürüyen, yürüdükçe
yenileşen, yenileştikçe yürüyen bir deha... Bizim
gerçeklerimizin insanı... Bağ evini köşk yapan bir
tevazu eri... Düşmanlarını dost kılmış bir
gönüller sultanı... Geleceğin her yönüyle
aydınlık Türkiye’si onun olaylar ve sorunlar
karşısında aldığı akılcı tavrı
egemen kılmakla mümkündür. İthal formüller
yerine kendi şartlarımızın oluşturduğu
çözümleri uygulamaya koymak dünler için
olduğu gibi bugün de her vatanseverin görevidir. Bu nedenle de
yalnızca 10 Kasım’larda, 23 Nisan’larda ve 29
Ekim’lerde emanetini hatırlamakla yetinilmemelidir. Esasında işgali yaşamayanlar
Gazi’nin kıymetini bilmezler. Toprağın nasıl vatan
kılındığının idraki içinde de olamazlar.
Milli bilinci, milli ruhu ve milli heyecanı içlerinde duymayan
toplumlar, millet olma şansına sahip değillerdir. İşte bu 10 Kasım’da
bunları içinde duyanlarla birlikte olmanın
kıvancıyla dolup taştık. Ancak nasıl bir
talihsizliktir ki bu toprağın ekmeği |
|
|
|
|
|
|