|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Mustafa Kemal (önde, at
üstünde), Büyük Taarruz öncesinde Türk askerini
selamlıyor. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Atatürk ve... Ordu |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Birinci Dünya Savaşı yenilgisinden
sonra Türkler’i tarih sahnesinden silmek, mezara gömmek
isteyenlere karşı Mustafa Kemal öz yurdunun kurtuluşu
için savaşıma giriştiğinde kendisine,
“Silahın, ordun, paran var mı?” diye soranlar oldu.
Eşsiz kahraman, bu zayıf iradeli ve kısa
görüşlülere şu yanıtı verdi: “Paramız da olacak,
silahımız da olacak, ordumuz da olacak. Savaşacağız
ve muzaffer olacağız!” Mustafa Kemal’in farklı bir ordu ve
asker anlayışı vardı. Askerlik sanatı üzerine
araştırmalar yapmış ve kitaplar yazmıştı. En duyarlı
olduğu konu ise ordu ve siyasetti. Yakın silah arkadaşı Ali Fuat Cebesoy
şöyle anlatıyor: “1908’de Meşrutiyet’in
ilanıyla
‘Hürriyet’i sağlamakta az veya çok gayret
göstermiş olan subaylar, kendilerini birdenbire politika
içine yuvarlanmış buldular. |
|
|
|
|
|
|