|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Usta Gazeteci, Özgürlükçü
Siyaset Adamının Gençlik Yıllarını Dolduran Edebiyat Tartışmaları |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
“(...) herkesin de kendisine göre
geçerli birtakım duyguları, düşünceleri olabileceğini
kabul eder, bize hoş gelmeyen şeylerin birçok kişilere hoş
gelebileceğini düşüncemize yerleştirirsek yersiz çatışmaların
birçoğuna son vermiş oluruz.” Hüseyin Cahit Yalçın |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Edebiyatımızda eleştiri
türü çok geç gelişti. Eleştiri için
gereken akılcı düşünceye Batı
dünyasını tanıyarak sahip olabildik. Ancak bir
düzyazı geleneği oluşturduktan sonra
düşüncelerimizi doğru olarak anlatıp yazabildik! Eski eleştiri yalnızca, daha öncekilerin
koyduğu ilkelere, verdiği örneklere uyulup
uyulmadığını araştırıyordu. Eskilerin
kurallarını, yapıtlarını savunan
tartışmalar ise yeni çalışmaların
önünü açmaktan uzaktı.
Alışılmamış olana ağır
saldırılar gecikmiyordu. Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Halit Ziya
Uşaklıgil gibi ustaların oluşturduğu
Edebiyatıcedide (Yeni Edebiyat) hareketinin temsilcilerinden
Hüseyin Cahit Yalçın, eski edebiyat yandaşlarına
karşı kendi kuşağını savunurken
düşünceye saygılı, konunun dışına
taşmayan, inandırıcı kanıtlara dayanan bir
tartışma geleneği kurulmasına da önemli katkıda
bulundu. Edebiyatıcedide yazarları,
1896’dan başlayarak yenilikçi yapıtlarını
“Servetifünun” dergisinde yayımlamış,
Batı örneğine fazlaca bağlı görünmeleri,
“sanat için sanat” görüşünü
savunmaları, aydın azınlığa seslenmeleri,
geleneğe bağlı kalanların ağır
eleştirileriyle karşılaşmıştı.
1901’de H. Cahit’in “Servetifünun”daki
“Edebiyat ve Hukuk” başlıklı çevirisinde
Fransız yazarının 1789 yönetimiyle Fransa’da
boşanma yolunun açıldığını
açıklayan sözlerini Fransız İhtilali’yle
ilgili sayması, baskı dönemi sansürünün dergiyi
kapatmasına, topluluğun dağılmasına yol aç |
|
|
|
|
|
|