Abdürrahim Tuncak’la Tanışın...

 

 

 

 

 

Mete Akyol – Bütün Dünya

 

 

 

 

 

Kendisini halkımıza 25 yıl önce tanıttığımız, anılarını okurlarımızla 25 yıl önce paylaştığımız merhum Abdürrahim Tuncak’ı, çeyrek yüzyıl sonra bugünkü kuşaklarımıza da tanıtmayı, anılarını bugünkü kuşaklarımızla da paylaşmayı, şimdi de bir görev olarak benimsiyoruz.

Çünkü ulusumuzun bugünkü 35-40 yaş altındaki kesiminin de onu, “kendi ağzından, kendi sözleriyle” tanıması gerektiğine inanıyoruz.

Abdürrahim Tuncak’ı 25 yıl önce tanıdığımızda bizim duyumsadığımız heyecanımızın benzerini, o günlerde onun fotograflarını ilk kez gören okurlarımız da duyumsamışlardı. Onların, “Acaba?” diye başlayıp, özenle sordukları bir soruyu, biz de aynı kuşku ve özenle Abdürrahim Tuncak’a sormuştuk:

Biz de “Acaba” ürkekliğiyle başlamıştık sorumuzu sormaya ve biz de çekine çekine getirmiştik sorumuzun gerisini:

“Atatürk’ün oğlu musunuz?” demiştik.

“Bilmiyorum” sözcüğüyle yanıtladığı bu sorunun ayrıntılarına inme çabalarımızı ise o hep, aynı noktada, aynı sözlerle durdurmuştu:

“Ben kendimi hatırladığımda üç, üçbuçuk yaşlarımdaydım... Akaretler’deki evimizdeydik ve Zübeyde annemin dizlerindeydim. Bana kimse ‘Sen Mustafa Kemal’in oğlusun’ demedi ki, ben de şimdi size ‘Ben Mustafa Kemal’in oğluyum’ diyebileyim... O nedenle, bilmiyorum...”

Mustafa Kemal Ankara’da TBMM kurma çalışmaları yaparken, Beşiktaş’taki okulunda kimi arkadaşları, “Sen padişahımıza başkaldıran Mustafa Kemal’in oğlusun” diyerek Abdürrahim Tuncak’ın üzerine yürümüşler, onu hatta dövmüşlerdi. Bu haber Ankara’ya ulaştığında Mustafa Kemal, annesini ve küçük Abdürrahim’i İnebolu ve Çankırı üzerinden Ankara’ya getirtmiş, o günden sonra Abdürrahim’i, Çankaya’da bir okula göndermişti.

Mustafa Kemal Latife Hanım’la evlendikten sonra Abdürrahim’i, öğrenimini İzmir’de sürdürmesi için Latife Hanım’ın babası Muammer Bey’e emanet etmişti. Öğrenimi süresince Muammer Bey’in konağında kalan Abdürrahim’i Mustafa Kemal,  Latife Hanım’dan ayrıldıktan sonra yeniden Ankara’ya getirtmiş, daha sonra da onu, silah arkadaşı Berlin Büyükelçisi Bekir Sami Paşa’nın yanına yollarak, öğrenimini Berlin Üniversitesi’nde tamamlamasını sağlamıştır.

İstanbul’da, Davut Paşa Kışlası’nda yedek subay olarak askerliğini yaptığı sürece Dolmabahçe Sarayı’nda kalan Abdürrahim Tuncak, görevine Dolmabahçe Sarayı’ndan gidip gelmiştir.

Abdürrahim Tuncak’ın, sizle de paylaşmak istediğimiz öyküsünü anlatmaya bu sayımızda başladık. İlerideki birkaç sayımızda ise, onun çok özel anılarını paylaşacağız sizle. Tanıdıkça seveceksiniz onu, tanıdıkça saygı duyacaksınız ona...•